Evlenmeyi tercih etmeyen,ama annelik duygusunuda içinden atamayan
kadınların uygunsuz tercihi sperm bankası.Kocanın sorumluluğunu almak
istemeyen,hayatını bir baba ile paylaşmak istemeyen kadınlar sperm
bankasına gidiyor ve katalogtan sperm seçiyor,anne oluyor.
Sperm veren erkeklere donör deniyor.Bu donörler,boyu,kilosu,saç ve
göz rengi gibi kategorilere ayrılıyorlar.Eğitimi,zekası gibi yönleride
ele alınıyor,ve belli bir kategoriye konduktan sonra ücret karşılığı
spermini satıyor ve gidiyor.Kurallar gereği kimliği bilinmiyor.
Anne olmak isteyen kadın katoloğa göre tercihini yapıyor.Ücretini
verip spermini alıyor ve hamile kalıp,babasız çocuk doğuruyor.
İşte sperm bankasının marifetleri!
Tabi ülkemizde bu durum yeni yeni farkediliyor.Ama diğer ülkelerde
40 senedir durum böyleymiş.Bir sperm çocuğu olan Amerika'lı psikolog
Bill Corday babasını bulmak istiyor ve kendisi gibi babasını bulmak
isteyenler için "babasızlar kulübü"kuruyor.Ve yakın zamanda binlerce
üyesi oluyor.
Korkunç bir durum daha!
ABD'de her yıl 30bin ile 50bin arasında sperm çocuğu dünyaya geliyormuş.
Çocuk babasını bilmiyor ve hatta nüfus cüzdanında baba ismi
bulunmuyor.Fakat bazıları babasını merak ediyor ve arayışa
giriyor.Uzunca bir aradan sonra kimileri buluyor belki ama baba
kabullenmiyor.
Hatta çocuğunun ısrarı üzere babayı arayan anneler bir site
açmış fakat tüm aramalarına rağmen babaya ulaşamamışlar ama üvey kız
kardeşler ve erkek kardeşler birbirlerine ulaşma imkanı bulmuşlar.Sadece
kod numarası belli olan babanın spermleriyle meydana gelen 11 çocuğun
anneleri bu site üzerinde tanışmışlar.
Başka bir ŞOK EDİCİ çocuk sahibi olma şeklide;"taşıyıcı annelik
".Evli çiftlerden alınan sperm ve yumurta laboratuar ortamında
dölleniyor.Meydana gelen embriyo,taşıyıcı annenin rahmine
yerleştiriliyor.
Hatta karı koca tüp bebek ve mikroenjeksiyon metoduyla çocuk sahibi
olamıyorlarsa ve kendilerinden sperm ve yumurta hücresi elde
edilemiyorsa bu sefer spermide yumurta hücresinide başka kişilerden alma
yoluna gidiliyor.Bu uygulama Türkiye'de bir hayli yayılmış durumda.
Söylendiğine göre bir yılda çocuk isteyen 10bin kişi bu hasretini
gidermek için yurtdışına gidiyor.Mesela sadece Danimarka'daki bankadan
35 ülkeye sperm ve yumurta ihraç ediliyor.
Türkiye'deki çok sayıda tüp bebek merkezinde çocuk sahibi olmak
için sıra bekleyen annelerin bir başkasından sperm getirmesine ses
çıkartılmıyor.
Hatta bu kişiler çok kere kan bağı olan yakınlarının bile
spermlerini getirebiliyorlar,Mesela teyzeden yumurta alınırken,amcadan
sperm alınıyor.Hatta bazen kişi gidiyor kendi kardeşinin spermini
alabiliyor ve nesiller karışıp gidiyor ki yazması bile çok iğrendiriyor.
Sperm ve yumurta babadan ve anneden alınıp tüp bebek yoluyla tekrar
anne rahmine yerleştirilmesiyle doğacak çocuk gerçek anne babanın
evlatlarıdır.Bunun dışındaki hiçbir metodu ve uygulamayı İslam kabul
etmez.
"Sperm baba" ve "taşıyıcı annelik" planlı bir şekilde nesil bozma çabalarıdır.
Bu konunun daha ayrıntılısını merak edenler "Moral Dünyası" dergisinin 36.sayısında bulabilirler.
Hatta Cem Yılmaz bu konunun gerçek boyutunu komedi tarzında ele almış gözler önüne sermiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder