Peygamber Efendimiz “ Ben güzel ahlakı tamamlamak için
gönderildim” ve
“ Allah, Ben’i bir muallim olarak gönderdi” buyurmuştur.
- O sav.yeni bir toplum meydana getireceğinden insan hayatını ilgilendiren her konuda öğretmenlik yapıyor, eğitiyor, ve yaşatıyordu. Bir insana Allah’ın varlık ve birliği gibi yüce bir inancı da anlatıyordu, suyu nasıl içileceğini, nasıl yatıp kalkılacağını da gösteriyordu.
- Öğretmen, bilgilendirmek için ilme bilgiye ihtiyaç duyar. Ama O, Okur yazar değildi, ama O’na her bilgi Allah’tan geliyordu. O’na gelen ilk emir “ Oku” idi.
- Kalem suresindeki bir ayette şöyle buyrulur; “ Kalem’e ve (kalem tutanların) yazdıklarına and olsun ki!” denilerek kaleme yemin ediliyordu. Peygamber Efendimiz “Allah’ın ilk yarattığı şey; kalem olmuştu” buyurmuştur.
- Cenab-ı Hak, O’na verdiği dersle “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Suresi 9) derken, O’da bu doğrultuda bilgiyi ve bilgilendirmeyi son derece önemseyerek inanan insanlara “ Erkek kadın her Müslüman üzerine ilim tahsil etmek bir vazifedir” diyordu.
- Peygamber Efendimiz, çok farklı bir anlayışla eğitim ve öğretime de manevi bir boyut getirmişti. Biz bir meslek sahibi olsun diye çocuklarımızı okutuyoruz. Bütün dünyada bu böyledir. Ama O sav. ilim ve yararlı bilgi elde etmenin insanın maneviyatına ve ahiret hayatına da katkısı olacağı anlayışını ortaya koymuştur. “ ilim peşinde koşan kimsenin yolu üzerinde melekleri kanat gereceğini” söylemiştir.
- Öldükten sonra amel defteri kapanmayanlar arasında bir de insanlara faydalı bir ilmi bilgiyi geride bırakanı sayar. “ Göktekiler, yeryüzündekiler ve sudaki balıklar bile ilim( yararlı bilgi) tahsil edenin günahının affı için yalvarırlar” buyurur ve bir de ; “Peygamberler ne dinarı, ne de dirhemi miras bırakmışlardı. Onların mirası ilimdir” buyurmuştur. “ Şüphesiz âlimler, peygamberlerin mirasçılardır” buyurmuştur.
- Bedir savaşında esir alınan düşman askerleri içinde okuma yazma bilenlerden kurtulmaları için tespit edilen parayı almayıp her birini Medine’li Müslümanların onar çocuğuna okuma yazma öğrettirmesi; bilgiye verdiği önemi gösteren önemli bir olaydır. Bu olay aynı zamanda bilgiyi almada öğretmenin din farkına bakılmayacağına da otaya koyan önemli bir olaydır. “ İlim müminin yitik malıdır, nerde bulursa onu alır” buyurmuştur.
- Bu anlayışı Müslümanların akıl ve ruhlarına yayıp sindirdiği içindir ki ebedi âleme göç ettiğinde buluğ çağına ermiş insanlardan en yaşlısına kadar okuma yazma bilmeyen hemen hemen hiç kimse kalmamıştı. Günümüzde bunca geniş imkânlarla verilen çabalara rağmen ülkemizde hâlâ okuma yazma bilmeyenlerin nüfusumuza oranının yüzde on beşlerde( on milyon) olduğunu düşünürsek Peygamber Efendimiz’in bu konudaki başarısını çok daha iyi anlarız.
- Peygamber Efendimiz’in Yegâne gayesi; insanları dünya ahiretleri için eğitmekti.Bir taraftan nasıl yiyip içmeleri gerektiğini anlatacak kadar dünyaları ile ilgili ayrıntı sayılabilecek konuları anlatıyordu.; diğer taraftan ebedi hayatta ebedi saadete kavuşmaları için yol gösteriyordu. Görevlerini hatırlatıyor ve hatırlatmakta da kalmayıp bizzat yaşayarak örnek oluyordu.
- Peygamber Efendimiz bizlere ömrümüzün sonuna kadar ilmimizi artırmamızı ve ilim öğrenmek için çaba harcamamız gerektiğini öğütler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder