
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varsa ,saymakla bitiremediğimiz nimetlerin sahibine teşekkür etmek gerekmezmi?
Namaz en kolay ve en şerefli teşekkürdür.
Bizlere yaşamamız için hergün yirmidört saat veren Allah'a teşekkür etmek için namaz kılmaya bir saat ayırmamız gerekmezmi?Üstelik buna Allah'ın ihtiyacı yok.Bizim ihtiyacımız var.Bize verdiğinden,bizim için istiyor.Günde bir saatini namaza ayıran ebedi hayatında neler kazanacağını birbilse gece gündüz namaz kılmaktan başka bir iş yapmak istemezdi.
Kainatta en yüksek hakikat imandır.İmandan sonra namazdır.Çünkü namaz kılan insan bununla Allah'a olan inancını bizzat ispat etmiş olur.
Bizi bütün yarattıklarından en değerli kılan,bizi bir dağda duran bir taş yapabilirdi.Bir ağaç ,bir hayvan olarakta yaratabilirdi.Bizi insan olarak seçti.Hemde müslüman.Bunlara teşekkür için namazı lütfetti.Hemde teşekkür olarak kabul etmekle kalmadı ,cenneti verdi.
"İnandım" demek yeterli olsaydı ,başta peygamberler yapardı.Onlar imanlarının gereği olarak ibadetleri en güzel şekilde yaptılar.İnandım demek bir iddiadır.Onun ispatı ise ibadetlerdir.
İbadet ,Allah'ın istediği gibi yaşamaktır.Onunda en önemlisi namazdır.
Bedenimizin ihtiyacı olan yemeden,içmeden,nefes almadan ne kadar yaşayabiliriz?Yaşayamayız.Bedenimiz gibi gönlümüzün,ruhumuzunda ihtiyacı var.Buda namazdır.Namaz kılmayan insan ruhunu aç bırakıyor demektir.Bugün çevremizde gördüğümüz birçok kötülüğü işleyenler genelde ruhunu aç bırakanlardır.
Hapishanede yapılmış bir anket sonucu bunu aynen doğrular.600 genç mahkumdan namaz kılmasını bilen sadece 6 kişidir.
Secde etmeyerek ilk defa isyan eden şeytanla,namaz kılmayarak Allah'ın secde emrine uymayarak huzurundan kovulan ona benzer.Hem o bir kez secde etmeyerek huzurundan kovuldu ise ,günde beş defa aynı suçu işleyenin halini siz düşünün.
Ashab'ı Kiram Bedir savaşında bile namazlarını kıldılar.Namaz kılmamaya bahane savaştan daha büyük ne olabilir?Ama savaş namazla aralarına giremedi.Savaşta bile namazlarını terk etmediler ve savaşta bile namazlarını terk etmeyenlere Allah zaferler verdi.Biz Allah'ın emrini üstün tutarsak Allah'ta bizi üstün kılıcaktır.
Sevgili Peygamber'imiz zamanında mescide ailece gidilirdi.Sabah ve yatsı namazlarında bile çocuklar anneleriyle gider,onlarda orada yerlerini alırlardı.Kimi oynar,kimi namaza eşlik ederdi.Bazıları ise namazdayken ağlardı.Efendimiz onlara kızmaz,bağırmazdı.Onların mescide gelmesine asla engel olmazdı.Çocuklar O'nu sever,O'da çocukları severdi.O yarının büyüklerini bu feyizli ,bereketli ortamda yetiştirmek istiyordu.
"Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz"uyarısı üzere nasıl yaşıyoruz?Hayatımızın merkezinde namazmı var?Yoksa namaz gündemimizin en sonuncusumu?
Mutlaka iki namaz arasında öleceğiz.
Ahirete inanıyorsak kendimizin ,çocuğumuzun üç beş günlük dünyası için gösterdiğimiz gayreti,trilyon yıllık manevi hayatı içinde gösterin.
Çocuğun ateşi çıkınca tedavi etmesini ilaç vermesini biliyoruzda,çocuğun manevi ateşi çıktığı zaman niçin tedbir almıyoruz?
Çocuğa namaz pratiğinden önce namaz şuurunu kazandırmalıyız.Namaz şuuru "nasıl kılmalı " sorusundan önce "niçin kılmalı" sorusunun sorulması demektir.
Niçin kılması gerektiği aklına ve yüreğine yatarsa ,çocuk bulup buluşturup nasıl kılacağını öğrenecektir.
Gayemiz Allah'ın emaneti olan yavrularımızı O'nun razı olacağı şekilde yetiştirmek O'na kullukta kusur etmemelerini sağlamak.
Kulluğun en somut göstergesi namazla ortaya çıkar.Çocuklarımızı namazlarını seven,vaktinde kılan ve namaz davasına gönül veren,hizmet eden bir namaz aşığı yapabilmemiz için uzun soluklu bir çalışmaya ihtiyacımız var .Önce bizlerin anne baba olarak bu bilinçte olmamız gerekiyor.
Gönlümüz namazda ,kulağımız ezanda olmalı...
Ahmet Bulut "Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim?" kitabından notlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder